Web Depom
Glory Günlük
Glory Günlük
İş Bitimi – Germaksan.com.tr
23 Ağu

Selam dostlar, artık burada bitirdiğimiz işleride yayınlama kararı aldım. Şubat ayının sonlarına doğru Adana’da bir makina üretim firması //Fabrikası olan Germaksan Ltd. nin web sitesini hazırlamış bulunuyoruz. Daha önce hazırladığımız cms sistemini kullandığımız sitedeki resimlerde ajax yanı sıra panaromik fotoğraflama tekniği kullanılmıştır.
Siteyi incelemek için : Germaksan.com.tr
Ufak Bir Sorun :)
27 Nis
Canlarım ciğerlerim ufak bir sorun çıktı, sitemizi 3-5 gün geri aldık, kaldığımız yerden tam gaz devam.
Gecenin sessizliğini yağmurun çiselemesini bozsa
25 Oca
Giraz gitsem buralardan, çok uzaklara değil, yokluklarla varlıkların eşitliğini koruduğu yerlere gitsem. Unutsam herşeyi, boşaltsam zihnimi. Gülen bir yüz görsem karşımda, temiz bir hayat, kirlenmemiş dünlerin olduğu. Gecenin sessizliğini yağmurun çiselemesini bozsa mesela.
Mesela gökyüzüne baktığında boşluk yerine yıldızları görsem.. İnsanları görsem mesela, samimiyetiyle kucaklaşan . Belki birde deniz olur yakınlarında. Kulaçlarımı durmadan ileriye doğru atsam. Her kulaçımda başka bir hayale dalsam, başka dünyaları yaşasam. Ne kadar ileriye gittiğimi düşünmeden devam etsemde geriye bir kere bile bakmasam. Nefesim bitse tükensem, gerçekten yorgunluğun ne olduğunu hissetsem.
Belki birde ateş yakarım sahilde. Etrafında kimse olmayan bir ateş, sadece beni ısıtan. Birde türkü mırıldanırım hiç duyulmamış bir türkü. Sözleri seni anlatan, tınısı yüreğimi dağlayan..
Hamdım, Piştim ,Yandım
22 Oca
Öldüğüm gün tabutum götürülürken bende bu dünya derdi var sanma, benim için ağlama, yazık ah, vah deme şeytanın tuzağına düşersen, o zaman eyvah demenin sırasıdır.
Cenazem gömüldüğü zaman ayrılık, ayrılık deme, benim buluşmam, kavuşmam işte o zamandır.
Beni toprağa verdikleri zaman elveda, elveda demeye kalkışma, mezar, cennet topluluğunun perdesidir.
Batmayı gördün değil mi? Doğmayı da seyret, güneşle aya gruptan hic ziyan gelir mi?
Yere hangi tohum ekildi de bitmedi? insan tohumu bitmeyecek diye şüpheleniyor musun?
Toprağa konulduğumu sanıyorsun değil mi? Ayağımın altında şu yedi gök vardır.
Bu denizde ne ölmek var bize
Bu denizde ne gam ne keder
Bu deniz alabildiğine muhabbet
Bu deniz iyilik ve cömertlikten ibaret
Sen senliğini koy gel bende benliğimi koyup geleyim.İkimiz BİR’de buluşalım, dalalım hakikatler ırmağına. İyilik, güzellik adına ne varsa bu ırmakta var..
Bir gece
22 Oca
Uzun derin ve soğuk bir gece.. Biraz yalnız biraz sakin. Düşüncelere kapılmış sessizliğin içinde yüreğimde çığlıklar koparken arıyorum kendimi, yıllar önce oynadığım o çocuksu oyunlarda. Belki o oyunların içinde kalan samimiyeti ve neşeyi arıyorum. Tepetaklak gidişlerin, kalıplara sokulmuş dünyaların olmadığı yerleri hayal ediyorum.
Arıyorum manasını, arıyorum belirsiz sebeplerle kendi dünyalarımızı yıkmaya çalışmamızın çabasını. Kendi kendimizi soktuğumuz derinliklerde boğulmaları görüyorum. Anlamsız bakışlarla izliyorum çilesiz hayatlarımızı nasıl çileyle doldurduğumuzu.
Uykudan uyandığımda aynada o yüzü gördüğümde gülümseyemiyorum artık. Ne kendimi nede başkalarını sevemiyorum. Ben hep kalpleri sevdim o tertemiz olanları. Kimi derd-i divane düşmüş yorgun argın, kimi mey dolu gecelerde kendini kaybetmiş. Bir baktım onlara, bir baktım hayal-i sevdalara.
Ne sefâm kaldı dertsiz başımda
Ne cefâm kaldı çekmedik
Ne bir kokun sürdüm geceleri
Ne aşk-ın sesi geldi kulağıma
Olduk bildik, düşe daldık
Ham kaldım yıllar boyunca
Pişiyorum kısık ateşte
Fatih Sultan Mehmet İstanbul’da
2 Kas
Alman Cumhurbaşbakanı
19 Eki
Almanya’nın Cumhurbaşkanı Christian Wulff bugün TBMM’de konuşma yapmış. Son dönemlerde bu da moda oldu, herkes TBMM’ye gelip konuşuyor. Halktan birilerini ne zaman çıkartacaklar merak ediyorum. Gerçi 300 küsür adam orda halkı temsil ediyor güya ama bilemiyorum.
Gelelim meseleye, Christian Wulff bugün şunları demiş ;
Sanki sınır kapılarının kapalı kalması için 1000lerce kişiyi toplayıp günlerce eylem yapan, bari bu kadar iyi niyetlisiniz şurdan erzurumu fln da verin diyen bizmişiz gibi “ERMENİSTAN’LA SINIRI AÇIN” demiş.
Rusların, İngilizlerin oyunlarına boyun eğerek yüzyıllarca kardeşçe yaşayan Türk kardeşlerine siilah sıkan kılıç çeken sanki bizmişiz gibi, ermenilere yapılan “SOYKIRIM” için “Tartışmalı konuların da gözardı edilmediği bir ortam oluşturulması gerektiğini” belirtmiş.
Koskoca Filistin’i işgal eden, çocukların üzerlerinde deneyler yapan, yardım konvoyuna saldırıp 9 vatandaşımızın hayatını kaybetmesine neden olan bizmişiz gibi”İSRAİL’LE “BARIŞIN”” demiş.
Her arkamızı döndüğünde biryerlerini sıvazlayan, Osmanlımızı parçalayan bölen, dilimizi, dinimizi, ırkımızı, bilincimizi bozan kendileri değilmiş gibi 3 günlük dünyada yarım yamalak da olsa desteğini veren iran için “İRAN’A KARŞI BATI’YLA OLUN” demiş.
Bütün dinlerin, dillerin ırkların bir arada 600 yıl yaşadığı topraklar sanki kendilerininmiş gibi davranan. Bizim Peygamberimiz için karikatür çizen, dinimizi terör olarak gören, anlamak yerine savaşmayı tercih eden zihniyetler “RUHBAN OKULUNU AÇIN” demiş.
Adam olan konuşmadan önce kendine bakar, daha PKK’nin önünde durmayı beceremeyen basit Almanya’nın adam olmayı becerememiş Cumhurbaşkanı’ndan serzenişler dinledik.
Bizimkilerin önce kendi içimizdeki problemleri çözüp daha sonra gidip oralarda nasıl konuşulur, nasıl adam olunur göstermesi dileğiyle..
Kaan / Gencx.net
orjinal kaynak : http://www.hurriyet.com.tr/dunya/16080424.asp?gid=373
Ölmeye değermiydi?
18 Eki
Faruk öldü, diyecek birşey bulamıyorum parmaklarımla boğazım aynı anda kilitleniyor sanki. bundan 2 ay önce Kanka motor arabadan daha güvenli dediği gecede boş yolda freni tutmamış kaldırıma çarpıp toprağa uçmuştu, kanka motoru sat demiştik, yaptırıp satacam demişti. Sözünü tutmadı, geçen hafta görüştük küçük bir turladık… Aradan 3 gün geçti ki gelen haber;
Faruk Aydemir’in (24) kullandığı 33 N 6091 plakalı motosiklet, D-400 Karayolu Suluca kavşağında sürücüsü belirlenemeyen 01 VA 172 plakalı traktörle çarpıştı. Motosikletiyle traktörün arkasında bağlı koblenin altında kalan Aydemir, ağır yaralandı. Ambulansla Adana Devlet Hastanesi’ne götürülen Aydemir, yolda hayatını kaybetti.
Allah rahmet eğlesin
Bugün büyük binalar gördüm
18 Eki
Bugün büyük binalar gördüm yolu olmayan caddelerde. Binanın içinde yıllardır oradan çıkmamış havası yaratan, takım elbiselerini 1980lerde almış ve üzerinden hiç çıkartmamış, daha ütüsü bile bozulmamış gözüken, 3 ile 5 i hesap makinasıyla 7 kere çarpan, düşünmeyi, yaşamayı unutmuş, androidleşmiş insanlar gördüm. 4 tarafı dosyalarla örülmüş kağıttan havuzlarda yüzüyorlardı sanki. Üzerlerindeki kravatlar artık çıkar beni diye bağırıyordu. Herkes canından bezmiş bir durumdayken kapıda kemerinin artık taşımaktan bıktığı, yere değmesine santimler kalan göbeğiyle beliren adam müdür olduğunu söylüyor ve faturalarda 2 kuruş eksik olduğunu bağıra çağıra fırça atıyor ve gidiyordu. 60 milyarlık faturanın içinde 2 kuruş eksik olmasının ne denli büyük bir problem yaratabileceğine anlam vermeye çalışan ben ortamı sessizce süzmeye devam ediyordum. Odadaki memurlar birbirlerine bakıyor içlerinden en yaşlı bilge memur, geçen aydan eksik kalan 22 kuruşun bu ayki faturaya 20 kuruş olarak dahil edildiğini 2 kuruşun oradan eksik çıkmış olabileceğini anlatırken henüz hiç konuşmamış benim abi ben size 1 lira verim 98 kuruş fazla gitsin dememle ortamdaki hararet bir anda yerini sükunete bıraktı. Beyinlerin yıllar sonunda değişik bir tepkiyle karşılaştığından dolayı kafalardaki ısının arttığı anlaşılabiliyordu. Trilyonların döndüğü herkesin memur olmak istediği dairelerde hayatın nasıl yürüdüğüne 10 dakika tanık olmam belkide hayatıma yön vermemi sağlayacak düşüncelerin oluşmasını sağladı.

