Web Depom
Dînî
Dînî Mailler / Hikayeler
Hamdım, Piştim ,Yandım
22 Oca
Öldüğüm gün tabutum götürülürken bende bu dünya derdi var sanma, benim için ağlama, yazık ah, vah deme şeytanın tuzağına düşersen, o zaman eyvah demenin sırasıdır.
Cenazem gömüldüğü zaman ayrılık, ayrılık deme, benim buluşmam, kavuşmam işte o zamandır.
Beni toprağa verdikleri zaman elveda, elveda demeye kalkışma, mezar, cennet topluluğunun perdesidir.
Batmayı gördün değil mi? Doğmayı da seyret, güneşle aya gruptan hic ziyan gelir mi?
Yere hangi tohum ekildi de bitmedi? insan tohumu bitmeyecek diye şüpheleniyor musun?
Toprağa konulduğumu sanıyorsun değil mi? Ayağımın altında şu yedi gök vardır.
Bu denizde ne ölmek var bize
Bu denizde ne gam ne keder
Bu deniz alabildiğine muhabbet
Bu deniz iyilik ve cömertlikten ibaret
Sen senliğini koy gel bende benliğimi koyup geleyim.İkimiz BİR’de buluşalım, dalalım hakikatler ırmağına. İyilik, güzellik adına ne varsa bu ırmakta var..
men Rabbime dilekçemi vermişem
28 Haz
men Rabbime dilekçemi vermişem
Birkaç yıl önce, bağlı bulunduğumuz Genel Müdürlük; Dört arkadaşımla birlikte, beni bir ilimizde, memur statüsünde işçi almak üzere görevlendirmişti. Sözünü ettiğim ilde on personel alacaktık ve bunlar il müdürlüğü bünyesinde görevlendirilecekti.
Biz beş arkadaş birleşerek, sözünü ettiğim ile gittik. Önceden ayrılan bir misafirhaneye indik. İle gelişimizi kimsenin duymasını istemiyorduk. Beşimizin de kanaati oydu ki, hak edeni kazandıralım, siyasi ve diğer baskılara boyun eğmeyelim. Biliyorduk ki, katılım yoğun olacak ve herkes bir referansla bizi rahatsız edecekti, çünkü Türkiye’nin gerçeği buydu. Bunun için çok dikkatli davranıyorduk.
İle ikindi vakti gittik. İkindi namazını kılmak için tarihi bir cami olup olmadığını sorduk. Biliyorduk ki bu ilimiz cami bakımından biraz fakirdi More >
Dua almaya bakın!
5 Şub
Dua almaya bakın!
Vaktiyle bir ateşperest, oğlunu evlendirmektedir. Düğün günü çok koyun ve inek kesilir. Et kokuları mahalleyi sarar. Ancak evin bitişiğinde, Müslüman,dul bir kadın, dört yetimiyle yaşamaktadır. Hepsi de günlerdir açtırlar. Kadıncağız, düğün evinin kapısını çalıp, ‘ateş’ ister. Ancak maksadı başkadır.
“Belki yemek verirler” diye gitmiştir. Adam, kadının niyetini anlasa da, bir şey vermez. Kadıncağız, bir daha gidip ‘ateş’ ister. Yine eli boş döner.
Üçüncüde yine öyle. Ama ne olur bilinmez, bu defa acır kadına. Hallerini anlamak için dehlize iner ve dayar kulağını bitişik evin duvarına ve dinler.
Yetimcik, annesine yalvarıyor: More >
